Kırmızı ışık karteli’nin 50 trilyonluk ihale oyunu
Bu Haber 10029 Kez Okunmuştur
Rekabet Kurulu’nun Siemens’e 10 trilyon lira ceza kesmesinin ardından, trafik ışıklarının devlete fahiş fiyata satılması için oluşturulan bir 'kartel' ortaya çıkarıldı.

Rekabet Kurulu’ndan 10.2 trilyon lira ‘Trafik Sinyalizasyonu’ cezası yiyen Siemens’in rakip şirketlerle sözleşme yapıp, 4 yıl boyunca ihaleleri ‘kartel’ gibi etkilediği belirlendi. Bu yüzden ihalelerde fiyatlar 10 kata kadar yükseldi. Fiyatların yükselmesi, belediyelere pahalıya patladı.



SIEMENS’e Rekabet Kurulu’ndan 10.2 trilyon lira ceza kestiren ‘Trafik Sinyalizasyonu’ dosyası, şirketin rakipleriyle imzaladığı sözleşmelerle 4 yıl boyunca kamu kuruluşlarından ihale yoluyla alınan yaklaşık 50 trilyon liralık iş hacmini ‘kartel’ gibi yönettiğini ortaya koydu. Dosyadaki bilgi ve belgeler, Siemens’in; trafik sinyalizasyon malzemeleri üreticilerinin tamamına yakınını nakit desteği ve kredili ürün taahhüdüyle bayileştirip üretim yapmalarını yasakladığını ve 81 ili bu 8 firmaya pay edip, fiyatlar yükselene kadar ihalelere ‘teşekkür mesajı’ göndermeyi sağladığını kanıtlıyor. Siemens’in bu operasyonla tek tedarikçi haline gelip, fiyatları cihaz başına 2 milyar liradan 20 milyar liraya kadar yükselttiği görülüyor.

BİRLİKTE AVRUPA TURU: 

Siemens, ayrıca ihale veren kuruluşların trafik sinyalizasyon işleriyle ilgili bürokratlarını, bayileştirdiği firmaların sahipleriyle Avrupa turlarında buluşturdu. Birçok belediyede ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün bölge müdürlüklerindeki bürokratların isimlerini ve iletişim bilgilerini işbirliği yaptığı firmalarla ortaklaşa kullandı. 

BÜTÜN İHALELERİ ALDI: 

Belediyeler ve Karayolları Genel Müdürlüğü kanalıyla ülke genelinde düzenlenen ‘trafik sinyalizasyon ihaleleri’nin bayileştirdiği firmalarca alınması için söz konusu firmaların ihale süreçlerinde işbirliği yapmasını önceden planlayan Siemens, bayileri kanalıyla teklifler verip ihaleleri istediği fiyatlardan istediği bayisine aldırdı. 

İHBARCI DA BAYİSİ: 

Siemens’in bu operasyonu süresince bütün belgeleri ve Siemens’le sözleşmeli firmalar arasındaki intranet ortamında birçok bilgiyi toplayıp Rekabet Kurumu’na ihbar eden de yine bir Siemens Bayisi oldu. Sinyalizasyon Ltd’nin sahibi Süleyman Erseven, ‘Ben de buna karşı koydum. Kendim de ceza almayı göze alarak Rekabet Kurumu’na ihbarda bulundum. Delillerin büyük bölümünü ben de Siemens bayisi olduğum için bana gelen yazışmalar ve intranete girmemi sağlayan şifremi iptal etmeyi unuttukları için bu sistemdeki iş takiplerinden hazırladım. Onlar da inceleyip yapıp cezayı verdi’ dedi. 

İhalelere katılmayın fiyatları yükselteceğiz

SÜLEYMAN
 Erseven şöyle konuşuyor: ‘Siemens önce kura çekilişi ile 81 vilayeti aramızda paylaştırdı ve ardından bize yazılı olarak (ihalelere teşekkür gönderin) talimatını verdi. Bu biz bu fiyatlarla ihalelere girmeyince Karayolları Genel Müdürlüğü ve belediyeler kısa süre sonra bizim fiyatlarımıza mahkum oldu. Normalde 2.5-3 milyar lira olan cihazların fiyatları 19 ila 22 milyar liraya kadar yükseldi. Bu operasyon çok çabuk yapıldı ve 2001’de bu seviye yakalandı. Lambalar 2-3 misli fiyata, Led’liler (12 yıl dayanabilen ampullüler) neredeyse bir araba fiyatına satılmaya başlandı.’ 

Yakayı ele verdiren Mudanya kavşağı oldu

SİNYALİZASYON 
Ltd’nin sahibi Süleyman Erseven, Rekabet Kurumu’na verdiği ‘ihbar ve itirafçı dosyası’nın bir örneğini, usta gazeteci Uğur Dündar’a da gönderdi. Erseven, Rekabet Kurulu’nun Siemens’e 10.2 trilyon lira ceza vermesinde etkili olan Mudanya Kavşağı örneğini şöyle anlattı: ‘Siemens ile sözleşme imzalamadan önceki dönemlerde oluşan fiyatlara göre 8-10 misli yüksek fiyatlarla iş yapılıyordu. Mesela, Mudanya Kavşağı’nı ‘sözleşmeli günlerde 60 milyar liraya yapan Trasin Elektronik, Siemens’ten kopmalar başlayıp rekabet tekrar başlayınca aynı donanımda bir başka kavşağın ihalesini 6 milyar liraya aldı ve kurdu. Hem de aynı kurumdan ihale aldı. Nedense bu firmaya iki işin neden bu kadar farklı fiyatla yapılabildiği sorulmadı.’

Konya’da baba oğul şirketi:

Süleyman Erseven, ihaleyi veren makamda bulunan bazı bürokratlara ‘kadın’ da gönderildiğini iddia ediyor. Erseven, Konya Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili de şu örneği anlatıyor: ‘Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem ve Trafik Hizmetleri Daire Başkanı Osman Köseoğlu’ydu. Konya’daki ihaleler Sintek Elektronik’e pay ediliyordu. 2 milyarlık cihazlar en çok da Konya Büyükşehir Belediyesi’ne 19-20 milyara satıldı. Satışlar da büyük ölçüde Osman Köseoğlu’nun oğlunun şirketi Bilge İletişim üzerinden yapıldı. Konya’da ayrıca başka bazı firmalarla da ihale işbirlikleri yapıldı.’

10 üreticiydik, Siemens 7’sini sözleşmeyle kapattı

SÜLEYMAN
 Erseven, Siemens’in ‘sözleşme teklifinin’ krizli günlerde geldiğini ve başlangıçta birçok ayrıntıyı anlayamadan sözleşmeyi imzaladıklarını anlatıyor. Erseven şöyle konuşuyor: ‘Trafik sinyalizasyon araçları üretiyorduk. Bütün Türkiye’de 10 civarında üretici firmaydık ve hepimiz de Ankara’daydık. Krizde doğal olarak bütün firmalar sıkıntıya girdik. Siemens bunu fırsat bilerek sözleşme teklif etti. Başlangıçta cazip ve masum bir teklifti. Hepimizin finansman sorunu vardı ve Siemens’in sözleşmesi her firmaya 125 bin Euro nakit ve ürün sağlıyordu. Peşpeşe yeni sözleşmeler dayatıldı ve onlara imza koymazsak ilk sözleşmenin hükümlerine göre yaklaşık 700’er milyar lira yükümlülüğümüz olduğu söylendi. Ayrıca Siemens her birimizden de 200 milyar lira teminat çeki almıştı. Sözleşmeyi bozarsak 8 yıl da bu sektörde iş yapamayacaktık. Kısa süre sonra kalıplarımızı da topladılar. Hiç birimiz üretim yapamaz olduk.’

İhale veren bürokrat da istifa edip şirket kurdu

SIEMENS
’in ‘trafik sinyalizasyon dosyasındaki belgelere göre’ Ankara’daki tüm satış ve ihaleler için TKS (Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) yetkili kılındı. Hiçbir firma burada iş almadı ve başka projeler adı altında iş alan inşaat firmalarına da eğer sinyalizasyon sistemi kuracaklarsa malzemeler yine TKS tarafından satıldı. Ancak TKS’yi diğer Siemens firmalarından ayıran önemli nokta firmayı kuran ve sahibi olan Cebrail Polat, Ankara Büyükşehir Belediyesi Trafik Daire Başkanlığı yaparken sözkonusu organizasyona dahil olmak için istifa edip şirketi öyle kurmuştu. İstifa ettikten hemen sonra şirketi kuran Polat kısa süre sonra da Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden bu konudaki tüm işleri almaya başladı. Polat’ın şirketi TKS Ankara’nın en ücra sokaklarına kadar her tarafına sinyalizasyon sistemlerini Siemens ile sözleşmeli olarak kurdu. İşler karışınca da firmadaki resmi ortaklığına son verdi.

Siemens’in üç yöneticisi şirket kurup pazara çıktı

SIEMENS
’in üç yöneticisinin Amber adıyla bir şirket kurduğunu ve kendisinin bu oluşumu ihbar ettiğini kaydeden Süleyman Erseven, ‘Erhan Arıkkan, İsmal Fetih Ürkmez, Ziya Eren Tütüncü Siemens’te yöneticiydi ve bunlar 4 bayi ile ortaklaşa Amber’i kurdu. Siemens Türkiye şikayetime 20 gün cevap vermedi ben de faks ile hem de Türkçe olarak bu konuyu Almanya’daki merkeze bildirdim. Ertesi gün saat 09.00’da bana Almanya’dan faks geldi ve bu şahısların işine son verdiklerini artık Siemens ile hiç alakaları kalmadığını yazıyordu. Ayrıca onlarla ortak olan 4 bayiye de ihtar çekmişler.’

O üç kişinin iş akitlerini fesh ettik

SİEMENS 
Sanayi ve Ticaret A.Ş., iddialarla ilgili sorulara kısa bir açıklama gönderdi. Açıklamada, ‘Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Amber Elektronik A.Ş. ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Siemens’in ilgili pazarda faaliyet göstermek üzere herhangi bir şirket kurması veya kurdurması söz konusu değildir. Adı geçen şirkette Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. çalışanı olan üç kişinin, kurucu ortak olarak yer aldıkları, Sayın Süleyman Erseven’in gerçekleştirdiği ihbar neticesi öğrenilmiştir. Şirketimiz söz konusu ihbarı anında değerlendirerek, henüz Rekabet Kurumu’nca açılan soruşturma gündeme gelmemişken, etik kurallar çerçevesinde bu kişilerin iş akitlerini feshetmiştir’ denildi. Siemens açıklamasında sözkonusu ‘trafik sinyalizasyon işlerinin de genel faaliyetleri içinde çok küçük bir iş olduğu’ belirtilerek, Rekabet Kurulu’nun ilgili gerekçeli kararı tebliğ edildikten sonra hukuki işlemlerebaşlanacağını kaydedildi.

Uğur DÜNDAR - Sadi ÖZDEMİR
Hurriyet Gazetesinin 29.03.2005 tarihli haberidir. 

2012-04-10
  • Fotoğraf Galerisi
  • Dökümanlar